HAC VE UMRE AMELLERi
Hz. Ayetullah Uzma Musavî Erdebilî

 

 Giriş 

Bismillahirrahmanirahim

Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Doğrusu insanlar için (ibadet yeri olarak) kurulan ilk ev, Mekke'deki (Kâbe)dir. Âlemler için bereket ve hidayet kaynağıdır. Onda apaçık nişaneler ve İbrahim'in makamı vardır. Kim o eve girerse, güvende olur. Güç yetirip de oraya bir yol bulabilenlerin o eve yönelip haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de inkâr eder (de oraya gitmeyi kabullenmez)se, (bilmelidir ki) Allah, bütün âlemlerden müstağnidir." (1)

Hac Farizası, dinimizde önemli ibadetlerden biridir. Ferdî yönüyle oldukça eğitici, içtimaî yönüyle de eşsiz diyebileceğimiz büyük bir ibadettir. Ayrıca diğer ibadetler gibi her zaman, her yerde yapılabilen bir ibadet de değildir. Aksine, çoğunlukla ömür boyunca bir defa, bir çok zorluklara katlanılarak belli bir mekânda eda edilebilen bir ibadettir.

Bu nedenle de muhterem hacı adayları, bu mukaddes vazifelerini eksiksiz olarak ve bilinçli bir şekilde yerine getirebilmeleri için hac amelleriyle ilgili hükümleri yeterli ve gerekli miktarda öğrenmeli ve tam bir hazırlık içinde bu manevî yolculuğa çıkmalıdırlar. Eskiden beri büyük din âlimleri ve müçtehitler, gerek haccın geniş ve dakik fıkhî hükümlerini, gerekse haccın felsefesini açıklamaya yönelik müstakil risaleler yazmışlardır. Hac kültürünün yaygınlaşması ve haccın yüce öğretilerinin daha iyi anlaşılması, onunla ilgili hükümlerin her asırda o asrın ihtiyaçlarına ve şartlarına uygun biçimde beyan edilmesini gerektirmektedir.

Değerli okuyucuların elinde bulunan bu kitap, bu amaçla hazırlanmış olup Ayetulah Uzma Seyyid Abdulkerim Musavî Erdebilî'nin hac ve umre konusundaki fetvalarını içermektedir. Bu risalenin hazırlanmasında emeği geçen değerli zatlara teşekkür eder, hacıların kabul olmuş bir hac ve umre ile sağlık ve afiyet içinde memleketlerine geri dönmelerini Allah'tan niyaz ederiz.

Ayetullah Uzma Seyyid Abdulkerim Musavî Erdebilî'nin Bürosu Zilkade 1424 – Ocak 2004

 

HAC VE UMRE HÜKÜMLERİ

BÖLÜM 1:

- Hac Ve Umre Çeşitleri - Temettu Haccını İfrad Haccına Dönüştürmek - Hacca Vasiyet Etmek - Hacda Niyabet - Mîkat


 

Hac Ve Umre Çeşitleri

 1-Hac Çeşitleri  

Hac, sözlükte bir hedefe yönelip ona doğru ilerlemek demektir. Fıkıhta ise hac, İslâm dininin rükünleri ve olmazsa olmazları arasında sayılan, bilinen ibadetin adıdır.

Bu ibadetin farz oluşunu bildiği hâlde onu yerine getirmekten kaçınan kimse, büyük günahlardan birini işlemiş olur. Onun farz oluşunu inkâr etmek ise, küfre sebep olur.

Hac, aslen iki çeşittir:

1- Farz hac. Buna "Haccet'ül-İslâm" denir.

2- Müstehap hac.

Aslen farz olmayan bir hac; nezir, ahit, yemin, ücret karşılığında naip (vekil) olmak ve vasiyeti kabul etmek gibi yollarla farz olabilir.

  Farz Hac veya Haccet'ül-İslâm 

Haccet'ül-İslâm'dan maksat, İslâm dininde istitaat (güç yetirebilirlik) şartını haiz olan her mükellefe farz olan hacdır. Bu hac, ömürde bir defa farz olur. Şartların gerçekleşmesi hâlinde haccın farzlığı fevrîdir; farz olduğu yılda yerine getirilmelidir. Geciktirilirse, [günah işlenmiş olur ve] bir sonraki yıl yerine getirilmesi gerekir.

Haccet'ül-İslâm'ın üç çeşidi vardır:

1- Temettu Haccı

2- İfrad Haccı

3- Kıran Haccı

Mekke-i Mükerreme'ye 48 mil, yani 16 fersah (yaklaşık 90 km) uzaklıktan gelen kimseler, temettu haccı yaparlar.

Temettu haccı, iki bölümden oluşur: "Temettu Umresi" ve "Temettu Haccı". Hacı adayı, temettu umresini yerine getirdikten sonra, ihrama girmekle haram olan şeyler kendisine helâl olduğu ve onlardan faydalanabileceği için haccın bu çeşidine "temettu haccı" derler. Ya da şöyle de diyebiliriz: Hacı adayı, hac amellerini yerine getirmekle Allah'a yakınlaşmadan önce, umre amellerini yerine getirerek ve umre amellerinden faydalanarak Allah'a yakınlaştığı için bu çeşit hacca "temettu haccı" demişlerdir.

Temettu umresinin beş ameli vardır:
1- İhram
2- Tavaf
3- Tavaf namazı
4- Safa ve Merve arasında sa'y
5- Taksir; yani saç, sakal, bıyık veya tırnaktan bir miktar kesmek
Temettu haccının ise on üç ameli vardır:
1- Mekke'de ihrama girmek
2- Arafat'ta vakfe yapmak
3- Meş'ar'ül-Haram'da vakfe yapmak
4- Mina'da Akabe Cemresi'ni (Son Sütun'u) taşlamak
5- Mina'da kurban kesmek
6- Mina'da saçı tıraş etmek veya taksir yapmak
7- Mekke'de ziyaret tavafı yapmak
8- İki rekât ziyaret tavafı namazı kılmak
9- Safa ve Merve arasında sa'y yapmak
10- Nisa tavafı yapmak
11- İki rekât nisa tavafı namazı kılmak
12- On birinci ve on ikinci geceleri (bazı kimseler için bu iki geceye ilâveten on üçüncü geceyi de) Mina'da kalmak
13- On birinci ve on ikinci günler (bazı kimseler için bu iki güne ilâveten on üçüncü gün de) cemreleri (İlk, Orta ve Son Cemre'yi) taşlamak

Hüküm 1) İfrad haccı veya kıran haccı yapmakla mükellef olan bir kimse temettu haccı yaparsa, yeterli olmaz. Aynı şekilde temettu haccı yapmakla mükellef olan bir kimse de ifrad haccı veya kıran haccı yaparsa, yeterli olmaz. Ancak bazı durumlarda, temettu haccı yapmakta olan kimsenin temettu haccını ifrad haccına dönüştürmesi gerekebilir. Bu durumlar, ileride açıklanacaktır. Bu hüküm, Haccet'ül-İslâm görevini yerine getirmek isteyen kimseler için geçerlidir. Yoksa müstehap hac yapmak isteyenler ya da nezir veya vasiyet yolu ile farz olan haccı yerine getirmek isteyenler için böyle bir zorunluluk söz konusu değildir. Onlar, temettu haccı daha faziletli olmakla beraber, üç çeşit hacdan dilediklerini yapabilirler.  


 

 

 Haccet'ül-İslâm'ın Farz Olma Şartları  

Haccet'ül-İslâm, birkaç şartla farz olur; şartların tamamı oluşmazsa, farz olmaz. O şartlar şunlardır:

Birinci şart: Bulûğ; dolayısıyla çocuğa hac farz olmaz.

Hüküm 2) Baliğ olmayan bir kimse hac yaparsa, sahihtir; fakat yaptığı hac Haccet'ül-İslâm yerine geçmez.

Hüküm 3) Hac için ihrama giren mümeyyiz çocuk, Meş'ar'ül-Haram'a vardığında baliğ olursa, farz ihtiyat gereği, yapmakta olduğu hac, Haccet'ül-İslâm yerine geçmez; ileride şartların oluşması durumunda Haccet'ül-İslâm görevini yerine getirmesi gerekir.

Hüküm 4) Baliğ olmadığını sanarak müstehap hacca niyet eden bir kimsenin -daha sonra- baliğ olduğu anlaşılırsa, yaptığı hac, Haccet'ül-İslâm yerine geçer.

İkinci şart:Akıl; dolayısıyla deliye hac farz olmaz.

Hüküm 5) Deli olduğu hâlde ihrama giren bir kimse, Meş'ar'ül-Haram'a varmadan önce akıllanırsa, farz ihtiyat gereği, yapmakta olduğu hac, Haccet'ül-İslâm yerine geçmez; ileride şartların oluşması durumunda Haccet'ül-İslâm görevini yerine getirmesi gerekir.

(1)